9 Ağustos 2011 Salı

Elif Şafak ve Kin Kusan Ruhlar

Gelin hep beraber bir yolculuğa çıkalım. Açalım pencereleri. En rahat koltuğumuza oturalım. Şöyle geniş geniş oturalım ama diken üstünde gibi değil. Kapatalım gözlerimizi. Bulutları hayal edelim önce. Prova niyetine. Sonra açık pencereden süzülsün ruhumuz. Yukarıya... Bulutların olduğu yere. Şimdi açalım gözlerimizi. Her yer bembeyaz. Yumuşacık. En pofuduk bulutu seçelim. Bağdaş kuralım sonra. Ve... Aşağıya bakalım. Bilhassa bir yere doğru. "İskender hakkında tartışmalar" yazan tabelayı gördünüz mü, hah, oraya işte. İçinde olmamanın verdiği rehavetle dört bir köşesine bakalım. Yüzümüzü bir hayret kaplayacaktır o an. "Daha neler!" . Ağzımızdan dökülecek sözcüklerden belki de en masumanesi. Şaşıracağız. En derinden. Üzüleceğiz sonra. "Hey insanlar, ne yapıyorsunuz?", "Kendinize gelin!" diyebileceğiz o zaman. Gerçeği olanca şeffaflığıyla görmenin yarattığı etki bir miras bırakacak hepimizde. Bir sızı. Uzun süre geçmeyecek bir titrek acı....

Olanı biteni hiç bilmek istemiyorum aslında. İskender hakkında bir kişinin daha zehirli sözler saçmasına dayanma gücüm kalmadı çünkü. "Ya ne yaptı size Elif Şafak?" diye haykırmak istiyorum. "Kimi kırdı, kimi incitti, kimin ekmeğine göz koydu, kime hakaretler savurdu?" . Yüreğim bu sözleri tekrarlayıp duruyor. Belki de geçen gün internette gördüğüm bir yorumdan sonra dayanma noktasını aştı şaşkınlığım, kızgınlığım. "İskender'i okuyacaktım ama intihal olduğu kesinleşti. Hiç okuyasım yok..." . Özür dilerim canım, anlayamadım ? Hangi güvenilir(!) kaynaktan öğrendin bu nadide(!) bilgiyi. İşin uzmanlarından mı? Hani adlarının başında gizli unvanları olan şu uzmanlar... Nefret Üniversitesi Kin Fakültesi İftira Ana Bilim Dalı Başkanı Bilmem Kim. Ha o mu? O dediyse tamamdır, başka zaman asla aynı fikirde olmayacağım biri ama bu konuda benle aynı fikirde, ben de bağrıma basayım onu, sonrası Allah kerim...

Nedir bu karalama kampanyası? Kitap kapağıyla başlayan mesele dünyanın en ağır ve çirkin duygularından iftiraya kadar nasıl sürüklendi? Neden? Mantıklı tek bir neden var. Başarılı insanların mahvolmasını isteyen kıskanç duygular. "Yayınlanmadan bilmemkaç bin baskı, vay vay vay, paraları götürdü açıkgöz? Zaten böyleleri batırıyor ülkeyi, dini imanı para bunların..." diyen zihniyetle aynısı işte. İntihal iftirasını ortaya atanlarda onlar, kapak meselesini de çıkaranlar yine onlar. Bu derinden gelen bir his. Ben başarılı değilsem, o da olmasın. Neden herkes onunla ilgileniyor, benimle de ilgilensinler. Tüm bunlar o kem zihniyetin ürünü.

Sosyal ağları da büyük ölçüde kirleten insanlar bunlar. Ruhları hep tedirgin, hep beğenilme arzusu içinde olan insanlar. Her sabah kendini takip edenlerin sayısına bakan, takip etmeyenlere kin besleyen insanlar. "Bana bakın, Elif Şafak'ın kitabının sayfa sayısı, şu kitapla aynı, demek ki çalıntı, bunu ben ispatladım, madalyamı verin çabuk" şeklinde mesajlar gönderen kişiler...

Belki de asıl mesele popüler olmak. Elif Şafak'ın popülaritesinden yararlanıp hayali merdivenlere tırmanmak, boş hayalden zirvelere ulaşıp aşağıdakilere selam göndermekten ibaret yapılanlar. Popüler olmayan başka bir yazara yapılacağını zannetmediğim hareketler. Yazara popüler olma, az kişi okusun seni demekten saçma bir şey olamaz. Her yazar okunmak için yazar. Herkes elini vicdanına koysun. Kim herkes tarafından okunmak istemez ki? "Kitap yazayım da kimse okumasın, oh ne güzel..." diyen biri mutlaka sorun sahibi bir insandır. Bir de kadın olmak. Hem kadın, hem popülersen vay haline! Erkek olsan bir nebze... "Erkektir yapar, döver de sever de." diyen bir zihniyetin bol bol yeşerdiği topraklarda erkek popülaritesi de hoş karşılanır tabii. Tıpkı bol bol adı geçen "olay dizinin" oyuncularına "Bana da tecavüz et!" diyen akıl sağlığı normal olmayan insanların davranışı gibi. İşte bu yüzden katmerli saldırıya uğruyor Elif Şafak, hem kadın hem popüler diye.

Olayın bir de başka yönü var. "Offf... Popüler yazar mı? Çok mu satıyor? Ben almayayım arkadaş. Klâsım sarsılır. Yarattığım havalı tipim bozulur. Sonra ne derler? Plajdaki kadınlarla aynı kitabı okumak iş mi? Tövbe, tövbe... Benim okuduğum kitap ayrı olacak. Yalnız ben bilmeliyim. Sonra da insanlara ben söylemeliyim. Onlar da okumakta zorlanmalı. Sonra ben ne kadar engin bir edebiyat zevkine sahibim demeliyim" diyenler ise normal hayatta daha makul olan insanlar. Onlardan bu tepkiyi görmek, arkadan bıçaklanmak gibi. İçlerin yatan derin elitist yaklaşım oldukça yanlış bir duygu. Yazar sadece biri için yazmaz, herkes için yazar. Okumamanın nedenini "çok okunması" olarak gösterirsen bu pek mantıklı olmaz. Bu diğer tüm okurları da küçümsemek demektir. Benim kanaatimde, bilgisiyle tepeden bakmanın ten rengiyle üstünlük sağlamak arasında hiçbir farkı yok. Ev hanımlarını, plajdakileri, sokaktakileri, gençleri, daha az ön planda olan kesimleri aşağı görmekten başka bir şey değildir bu. Asıl üzücü olan ise, başta da söylediğim gibi, bunu yapanların durumudur. Onlara yakışmayacak bu yorum beni gerçekten üzüyor.

Her şey bitecek tabii. Neler son bulmadı ki... Bir süre daha talan hali devam edecek. Eline çamuru alan fırlatacak. Medya olayı sürekli kaynatıp duracak. Sonra. Kısa bir mola. Bir sonraki aşağılama, hor görme seansına kadar ihtiyaç molası. Yeni hakaretler düşünme, yapılacaklar için enerji toplama arası. Peki ya karşıdakinin enerjisi? Onun ruh halinin yerle bir olduğunun farkında değil misiniz? Fiziksel linç nasıl bedeni yaralarsa, ruhsal linç de gönlü yaralar. Ağulu kelimeler kalp kırar, can yakar.

Elif Şafak olanlar karşısında en iyi cümleyi sarf etti: "Okurum beni bilir." Gerçek okur, yazarını bilir. Onunla gönülden bir bağ kurmuştur. Sarsılmaz, sapasağlam bir köprü. Bu süreçte okurlara düşen de yazarın yanında olduğunu hissettirmek, tüm saldırılara en iyi cevabı vermektir...

Ben tüm kalbimle ve ruhumla Elif Şafak'ın yanındayım. Tüm bu nefret sürecinin geçmesi en büyük dileğim. Tüm okurlarıyla beraber Elif Şafak'a destek olmaya devam edeceğiz. Kelimelerin sivri okuna karşı, hep beraber bir kalkan oluşturacağız. Daima, hep, sürekli...

Unutmayın, yazara yapılan her kin dolu davranış, okurlarını da yaralar. Hala devam edeceğim diyenler tabii ki olacaktır. Ruhlarının, kalplerinin bir gün şifa bulması dileğiyle...

Kubilay

14 yorum:

özlem dedi ki...

Ben İskender'e bayıldım. Böyle bir kurgunun alıntı olması imkansız bence.
Ayrıca o kadar karakterle esaslı başa edebilmesi bile Elif Şafak'ın
kaleminin gücünü gösterir.
Söylenenleri de duymuyorum artık.
Bu iddianın kitaplığıma kazandırdığı bir diğer kitap
" İnci Gibi Dişler " oldu. Nasıl atlamışım o kitabı bilmiyorum.
İnsanlar kabul etsinler ya da etmesinler Elif Şafak iyi bir yazar, o yazdıkça okumaya devam edeceğim.
Sağlıkla kal Kubilay'cım...

MAVİANNE dedi ki...

özleme kesinlikle katılıyorum
malesef meyvalı ağaç taşlanır

Kontrast dedi ki...

@özlem,

Güzel sözlerin ve desteğin için teşekkürler...

Mutlu günler diliyorum.

@MAVİANNE,

Hoşgeldiniz Kontrast'a. Sizi burda görmek benim için çok mutluluk verici. Hep gelin, yorumlarınızı eksik etmeyin!

Sevgiler.

Leylak Dalı dedi ki...

Sevgili Kubilay,
Bir konuya açıklık getirmek istedim. Elif Şafak'ı okumamam ile intihal söylentilerinin hiç alakası yok. intihal de olabilir, esinlenmiş de olabilir, olsun. Benim için hiç beis yok. Çünkü yazım dili farklı birşeydir. Aynı konuyu üç kişiye verin üçü de farklı anlatır. Aslında hep merak ederim okurken, bu kitabı falanca yazsa nasıl yazardı diye. İnci Gibi Dişler'i yıllar önce okudum ve ne yalan söyleyim pek sevmedim. Benzerlik var mı yok mu bilemem ama olsa da benim için farketmez. Aslında bu söylentilerin faydası da olmadı değil, bence kitabın satışı arttı, tabi "İskender" ile birlikte "İnci Gibi Dişler"in de:) Keyifli okumalar diliyorum sana...

Kontrast dedi ki...

@Leylak Dalı,

Yazımın, yazdığım yazılar arasında en hararetlilerinden biri olduğunun farkındayım. Ama amacım kesinlikle birini hedef tahtasına koymak değil. Bu yüzden sırf sizi hedef alan bir şey yazmadım. Yazamam da. Çünkü ben sizin neden okumadığınızı bilmiyor(d)um.İntihal ya da diğer "çok satma" meselesi... Konu bu değil. Bunlar yüzünden de okumamış olabilirdiniz, ki neden okumadığınızı yorumunuz da zaten açıklamışsınız. Benim bahsettiğim kişiler açıkça bunu belirtenlerdir. Hakkında kesin bilgim olmayan şeylerle ilgili konuşmak istemem.

Öyle yada böyle. Yazımda etraflıca anlattığım nedenlerden ötürü okumayanlar varsa onlar hakkında yine yazımda anlattığım gibi düşünürüm. Diğer başka nedenler, beni ilgilendirmez.

Sonuç olarak, ben fikirlerimi belirttim. Gerisi sizin insiyatifinizde.

Değer verip, zaman ayırıp, yazımı okuduğunuz ve eleştirilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Kitabı bitirmek üzereyim , ben de senin ve Elif Şafak'ın yanındayım.
Bugün ve okuduğum süreçte kitabı elimde gururla taşıdım ve okudum sokaklarda,vapurda , orda ,, burda...Onun reklama ihtiyacı yok ama başarıyı kıskananlara bu reklam cevap!
Yazına katılıyorum , çok güzel yazmışsın,eline sağlık...
Elif Şafak kitaplarıyla kalalım:)))

Kontrast dedi ki...

Desteğin beni çok mutlu etti :) Ben de senin kitabı gururla taşımanı sonuna kadar destekliyorum.

Son dileğinin her daim gerçek olması dileğiyle :)

laleninbahcesi dedi ki...

Dün akşam SKY tv de röportajı vardı... Tüm mütevaziliği ileydi yine...

laleninbahcesi dedi ki...

Dün akşam SKY tv de röportajı vardı... Tüm mütevaziliği ileydi yine...

Şehnaz dedi ki...

ben elif şafak ile öyle bir bağ kurdumki kimse bu bağı kopartamaz..ben onunla kendimi ,insanları tanıdım..her yeni kitabını heyecanla bekledim..her kitapçıya gidişimde acaba yeni kitabı çıktımı diye gözlerimle rafları aradım..olmaz böyle karalama olmaz...ben onu çok seviyorum ..

Kontrast dedi ki...

@Şehnaz,

Merhabalar öncelikle hoşgeldiniz Kontrast'a. Ne de güzel anlatmışsınız Elif Şafak'la aranızdaki bağı. Benzer hisleri ben de yaşıyorum. Yazar ve okuyucunun gönülden kurduğu bağın arasına kimse giremez zaten. Desteğiniz için teşekkürler...

Mutlulukla kalın!

Duru Bilge dedi ki...

İSKENDER 'i de diğer kitapları gibi soluksuz okudum.

Kitapta beni en çok Cemile karekteri etkiledi.

Ve öyle bir sürecte kitaba başlamıştım ki tam dibe vurmak üzereyken beni tekrar sirkeleyip ayağa kaldırdı.

Secgiler..

Kontrast dedi ki...

@Duru Bilge,

Hoşgeldiniz Kontrast'a! Cemile karakterinden ben de çok etkilenmiştim, İskender yazımda da belirttim zaten. Kitap sizin için ne güzel bir vesile olmuş. Sizin adınıza mutlu oldum.

Her daim beklerim...

Ece Tosun dedi ki...

O kadar güzel dile getirmişsiniz ki hislerimi, sizi can-ı gönülden tebrik ederim. Elif Şafak haklı, gerçek okuru onu bilir, tanır. Bu söylenenlere ihtimal dahi vermez. Hem eleştiri dediğiniz kitaba yapılır, yazara değil !

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...