26 Temmuz 2014 Cumartesi

Ghost Stories: Ayrılıklar da Sevdaya Dâhil

Coldplay, yıldızların müziğini yapan grup. Bu dünyayı aşan müzikleriyle Coldplay evrene göz kırpar notalarla. Son olarak karşımıza Mylo Xyloto gibi devasa bir albüm projesi ve yoğun spot ışıkları altında çıkan grup, bu sefer daha sakin ve dingin bir albüm fikriyle karşımızdalar. Kamp ateşinin etrafına sıralanın ve günümüz ozanı Chris Martin’den hayalet hikâyelerini dinlemeye koyulun. Karşınızda Ghost Stories.

Hayaletler derken? Şarkı sözlerini dünyanın dört bir yanındaki kütüphanelerdeki hayalet hikâyelerinin içine gizleyip hayranlarını heyecanlı bir maceraya çıkarmak gibi başarılı ve eğlenceli bir promosyona imza atan Coldplay bu orta çağ izlenimli isimleriyle bize ne vaat ediyor peki? Mylo Xyloto’da renklerin içinde iki sevgilinin “Us Against The World” demesine şahit olup mutluluktan kanat açarken Ghost Stories’in sisli hayaletleri bu renk cümbüşünün üzerine gri bir perde indiriyor. Yer yer boşluklar olan eskimiş bir perde bu, hayalet hikâyelerine yakışır. Bu bir hüzün albümü değil aslında. Olsa olsa Coldplay hüznü bu. Coldplay’in duygu sarkacındaki çeşitlemelerin sonsuzluğundandır ki oluşturdukları notalar diyarında dünyaya ait tüm basmakalıp yargılar ortadan kalkıyor. Grubun solisti Chris Martin’in Gwyneth Paltrow’la ilişkisinin hazin bitişinin Martin’in haleti ruhiyesinde neler yarattığının albümü Ghost Stories. Renklerin yok oluşuna bir ağıt, ayrılığın evrensel hüznünün akustik anlatımı. Hayalet kavramı da Martin’in geçmişte yaşadığı her şeye verdiği bir isim. Ghost Stories hayaletlerin geçmişte aşka dair neler yaşattığı ve şimdi ayrılığa dair neler yaşatıyor olduğu üzerine kurulmuş bir albüm aslında.

Mylo Xyloto’nun rengârenk spot ışıkları ve bol promosyonlu, bol hitli dünyası Yellow’cu Coldplay fanlarını memnun etmemişti. Her zaman benim grubum dediğim Coldplay’in destansı Mylo Xyloto geçişi bana keyif vermişti, söylemezsem olmaz. İçerisinde Rihanna düeti “Princess of China” gibi önyargıya açık şarkıları barındıran ve “Abi bu nasıl alternatif, bildiğin ana akım olmuşlar!” dedirten Mylo’dan sonra Ghost Stories Martin’in kendi ağzından da bir kalibrasyon albümü. Beğeneni beğenmeyeni bir yana bırakalım grup Martin’in içinde bulunduğu ayrılık hüznünün de etkisiyle kendilerini ve müziklerini damıtıp safi Coldplay havasına ve akustik tınılara yoğunlaşmışlar. Abartılı nakaratlar ve dile dolanan vokaller vaat etmese de yine Martin’in kolay dinlenen ama bir o kadar da derinlikli sözleriyle Ghost Stories külliyatta bir direksiyon kırması havası oluşturuyor. Dikkat çekilmesi gereken nokta yine de hitlerinden kopamayan bir Coldplay bu, yarı u dönüşü yapmış bir grup. A Sky Full of Stars gibi harikulade bir hit bunun göstergesi. Klipteki bu karnaval havası çok Mylo Xyloto-vari değil mi sizce de?

Albümün standart versiyonu 9, deluxe versiyonu 12 şarkıdan oluşuyor. Always in My Head’le açılışı yaparken şarkı ruhani girişiyle albüm yapımı esnasında Martin’in etkilendiğini söylediği Sufi mistizmin havası çağrıştıran alt yapıya sahip. Karşımızda kalbine söz geçiremeyen ve ayrılığın esrikli havasını yaşayan bir anlatıcımız var bu şarkıda. Hava yine o evrensel hava, sitemsiz bir ayrılık ve vazgeçememenin kırgın hüznü. Karşısındakini suçlamayan bir ayrılık şarkısı. Aynı zamanda single olarak da yayınlanan Magic’le devam ederken ayrıldığı kadına “Yaşadığımız onca şeye rağmen seninle olmanın sihrine inanıyorum, evet kesinlikle!” diyen bir Martin karşımızda. Oz Büyücüsü havasındaki klibi ve sihirbaz temasının yapboz parçası gibi oturduğu klibiyle Magic albümün güzelliklerinden. 

Üçüncü şarkı Ink, ne kadar acıtsa da aşkının ruhani mürekkebiyle ruhuna dövme yaptırmaktan zevk alan bir adamı anlatıyor. Evet üç şarkı dinledik neler oluyor dediniz eminim. Ağlamadan sızlamadan sözleriyle kaleler kuran Martin ayrılığı en iyi ben anlatırım diyor adeta. Üç şarkıda albümün gidişatını belirleyen Coldplay dördüncü şarkı True Love’la ritmik bir hüzün güzellemesi yapıyor. “Tell me you love me,/If you don’t then lie to me…” nakaratıyla çaresizliğin anatomisi 101 dersinin açılışını yapan True Love, kişisel favorilerimden biri. Enstrümantal bölümleri ve Martin’in hayalet vokalleriyle tüy gibi bir şarkı bu.

Beşinci şarkı albüm yayınlanmadan ilk olarak duyduğumuz ve bizleri dumura uğratan Midnight. Alternatifliğin buram buram hissedildiği havası, Martin’in düzenlenmiş ve oynanmış vokalleri, robotik hüznü ve görselliğin müzikle dansını anlatan tekinsiz klibiyle albümün ayrık otu. Adeta bir trans müziği, kendinden geçiş, bir ışığa kavuşmak uğruna yalvar yakan olan karanlıkların sessiz sesi. Altıncı sırada “Şimdi ağlayacağız!” dediğimiz girişi ve şimdiye kadarki en sakin vokalleri ve “Another’s Arms” gibi damardan bir isime sahip şarkıyla karşılıyor bizi Coldplay. Yalnızlığın ve terk edilmişliğin marşı olacak bu hüzünlü şiirsel anlatım müzikle kelimelerin Coldplay uyumunda şahlanıyor adeta. Düzenlemesiyle kelimelerinin ruhunu kulaklarımızdan beynimize akıtan Coldplay’e şapka çıkarmak elde değil. 7. Şarkı Oceans’la aşk için değişmek/değişememek üzerine sözler çalınıyor kulağımıza. Romantiklik arttıkça albümün ritmi düşüyor ve 7. şarkı dinginliğin pik noktasında yer alıyor. Meditatif havasıyla bizi gerçek anlamda da okyanus sesleriyle de buluşturan şarkı Mylo Xyloto geçişlerine göz kırpıyor. (A Hopefull Transmission tarzı, hatırlayan olacaktır…)

8. sırada A Sky Full of Stars’la bombayı patlatıyor Coldplay ve gizli hitini açığa vuruyor. A Sky Full of Stars Coldplay evreninde ayrılığın nasıl neşeli aynalardan da yansıyabileceğini bizlere gösteriyor. Martin’in eski aşkına verdiği değerin şiirselliğini görünce bu ayrılığa üzülmemek elde değil. Evet, albümün bence en iyi sözleri burada. Karnaval havasındaki klibi bir yana canlı performansını da izleyince bu şarkıya ve gruba her notalarıyla bir kez daha hayran olmamak mümkün değil. Hep bir ağızdan şarkıyı mırıldanıyoruz bu noktada: “Such a heavenly view!”

Standart albümün son şarkısı ritim bu kadar yükselmişken kanatlarımızdan tutup Martin’in piyanosunun üzerine tüy gibi bırakıyor bizi. “O” albümün şaşırtıcı tercihlerinden birini yapıp bu ilginç şarkı sıralamasına sahip serkeş albümü beklenmedik bir biçimde sonlandırıyor. Yine Mylo Xyloto’ya dönecek olursak Up in Flames ve Don’t Let It Break Your Heart havasına sahip bir şarkı O, gökyüzüne dingin bir selam, bulutlar üzerindeki kaleye son bir bakış, düşmeden önceki boşluk hissi.

Deluxe versiyonun ilk şarkısı All Your Friends Coldplay hayranları dışındaki dinleyicileri bir anda vuramayacak bir şarkı ama albümü baştan sona dinleme şansına erişenler için o sarhoşluk arasında fark edilmeyen bir tökezleme. Ghost Story ismiyle müsemma bize ateşin etrafında akustik gitarlarla oturmuş bir hikâye dinlediğimiz hayalini yaşatan bir şarkı oluyor. Hayalet meselesini harfi harfine açıklayan bu şarkıda Martin’in bir parça duman içindeki fısıltıya benzetmesi kendini, varlıkla yokluk arasında ince çizginin ayrılıkla ne kadar belirginleştiğini gösteriyor bizlere. Neden bu şarkı standart versiyonda yok, sormadan edemiyor insan. Depresif ruhun hayaleti Ghost Stories’te aslında bizlere veda ediyor ve O (Part 2 – Reprise) ismiyle yine standart versiyondaki gibi bir sonla karşı karşıya bırakıyor. Bu sözsüz vedayla bulutların üzerinde yapayalnız bırakıyor dinleyicisini tüyden kanatlarıyla.


Coldplay, yılın en çok beklenen albümlerinden birine imza atmış durumda. Dinleyicisinin doğrudan kalbine hitap eden Ghost Stories listelerde de başarıyı yakalamaya devam ediyor, edecek. Ama Coldplay sihri burada işliyor: Coldplay sihri liste başarısı değil, ruhlara işleyen müzik yapmak demek. Mavi renkli hüznüyle hepimizi geçmişimizdeki kalp kırıklarıyla yüzleştiren albümü mutlaka dinleyin. Çünkü ayrılık da sevdaya dâhil…

4 yorum:

coldplayevery dedi ki...

Tek kelime Harika.

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Şahane bir tanıtım sağol Kubilay'cım

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Şahane bir tanıtım sağol Kubilay'cım

Kontrast dedi ki...

@coldplayevery,

İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler :)

@Hayat İzlerim...,

Teşekkürler, iyi ki varsın.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...